Let’s travel together.

Adana’nın Gezilesi Yerleri

0 44

TAŞKÖPRÜ;

ADANA TAŞKÖPRÜ ile ilgili görsel sonucu

Adana’da Seyhan nehri üzerinde, şehri 2’ye ayıran, Seyhan ile Yüreğir ilçelerini birleştiren, eski adıyla Justinianus Köprüsü, herkesin bildiği adıyla Taşköprü hala dimdik ayakta ve uzunluğu 319 metre kadar ve 13 metre yüksekliğinde. Adana’da görülmesi gereken yerlerden biri olan Tarihi Köprü. Adana Müzesi’ndeki kitabe Mimar Auxentios tarafından 4. yüzyılda yapıldığı yazılıdır. Evliya Çelebi‘ye göre toplamda 50 adım olduğunu ve 21 gözlü olduğunu, 14 büyük kemeri ile 5 küçük tahliye kemeri olduğu günümüze ulaşmıştır.Fakat kıyı düzenlenmesi ve sahilleri toprakla doldurulma nedeni ile köprü şu anda biraz daha kısalmıştır. Adana ili deyince akıllara ilk gelen tarihi köprü, Taşköprü, 2000’li yıllardan sonra, araç geçimine kapanmıştır. Tarihi köprü o yıllara kadar anlamsızca genişletilmiş ve bunun sonucu hasar görmüş. Geçirdiği onarımdan sonra köprü araç trafiğine kapatılmıştır.

BÜYÜK SAAT KULESİ;

adana tarihi saat kulesi ile ilgili görsel sonucu

   Büyük Saat Kulesi, Adana ili, tarihi Kazancılar Çarşısı Ali Münif Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Eski Adana merkez olarak kabul edilen yerin göbeğindedir. 1881 yılında zamanın Adana Valisi Ziya Paşa tarafından yapımına başlanmıştır. 1882 yılında yerine gelen Vali Abidin Paşa tarafından tamamlanmıştır.Büyük Saat Kulesi, kesme taştan yapılmıştır.Tarihte modernleşmenin simgesi olarak görülmüştür. Belediye Başkanı Hacı Yunus’un da inşaat için önemli bir katkısı olmuştur. O zamandan beri, Adana’nın en önemli yerlerinden biri olarak anılmaktadır. Büyük Saat Kulesinin, Uzunluğu 32 metre olan kule kare prizma şeklindedir ve kulenin duvarları tuğla ile inşa edilmiştir. Temel derinliği 35 metre olduğu söylenir. Kulenin inşası sırasında Osmanlıda Saat kuleleri vardı. Bu saat kuleleri arasında en uzunu Büyük Saattir. Yapımında küçük taş tuğlalardan örme şeklinde inşa edilmiştir. Yapımı bittikten sonra günümüze kadar halen çalışan Almanya dan özel olarak saat getirilmiştir. 1998 yılındaki Adana depreminde ayakta kalmayı başarabilen bu kule, dikdörtgen şeklinde taş tuğlalardan yapılmıştır.Ulu camii ve kazancılar çarşısının ortasında kalan Büyük Saat Kulesi trafiğe kapalı alanda bulunmakta. Bu çarşı Adana’nın en eski yerlerinden biri. Saat her yarım saatte bir çan şeklinde uyarıyor. Yaz zamanlarında sıcaktan bunalmamak ve Özellikle gece ışıklandırmasını görmek istiyorsanız Akşam üstü gezmenizi tavsiye ederiz. Akşam gezi turunda taş köprüden geçerek 15 dakika da o mistik havayı yakalama şansı çok yüksek.

SİNEMA MÜZESİ;

adana sinema müzesi ile ilgili görsel sonucu

Ahşap bir Adana evi olan bina, Büyükşehir Belediyesi tarafından 2011 yılında restore edilerek müzeye dönüştürülmüş. Müzeyi gezerken Yeşilçam tarihinde geçmişe doğru yolculuk yapıyorsunuz.Bina, giriş ve üst kattan oluşuyor. Odalarda eski Türk filmlerinin afişlerinin yanı sıra, Adanalı ünlülerin balmumu heykelleri ve geçmişten günümüze kullanılan sinema gereçleri sergileniyor. Müzenin odalarını gezerken gördüğünüz filmlerin ya oyuncusu, ya yönetmeni ya da senaristi Adanalı çıkıyor. Bu kadar çok Adanalı sinemacının bulunduğuna insan gerçekten şaşırıyor.

Ziyaret Saatleri;

Haftanın her günü açık olan Sinema Müzesi ziyaret saatleri;

Açılış Saati: 08:00
Kapanış Saati: 17:00

Giriş Ücreti;

Sinema Müzesi, ücretsiz olarak ziyaret ediliyor.

ETNOGRAFYA MÜZESİ;

adana etnografya müzesi ile ilgili görsel sonucu

Adana Etnografya Müzesi, Adana il merkezinde, Kuruköprü mevkiindeki 1845 yılında yapılmış ve terkedilmiş kilise binası 1924 yılından sonra düzenlenmiştir. 1972 yılına kadar bina Arkeolojik ve Etnografya eserlerinin sergilendiği bir müze iken 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardından kilise restore edilmiş, 1983 yılında ise Etnografya Müzesi’ne dönüştürülmüştür.Adana Etnografya Müzesi’nde, Çukurova köylerinde ve Toroslar’da yaşayan Türkmen ve Yörükler’in kültürlerini yansıtan bir çok eşya sergilenmektedir.2009 yılından itibaren müzenin sağlamlaştırılması yapılmış ve eserlerin koruma ve bakımları 2014 yılına kadar tamamlanmıştır. Adana ile ilgili yakın tarih ile ilgili bir merakınız var ise gezilecek güzide müzelerimizden.

ZİYARET SAATLERİ;

Pazartesi dışında her gün 08.30-12.30 / 13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

ADANA KALESİ;

ADANA KALESİ ile ilgili görsel sonucu

Eski çağlarda şehirleri çevreleyen kaleler içinde yaşanıyordu. Adana’nın da eski bir yerleşim merkezi olduğunu hesaba katarsak bu şehrin de bir kalesi olması gerekir. Şu anda Adana’da Ankara veya Kayseri’deki gibi günümüze kadar sağlam ulaşabilmiş kale veya sur kalıntıları göremiyoruz.Adana Kalesi ile ilgili ilk bildiğimiz ilk çağlarda yapıldığıdır. Bunun dışında bu zamanlardaki kalenin genişliği veya boyutları hakkında tahminlerden öteye gidemiyoruz.Zamanla değişik devletlerin himayesine giren Adana, Harun Reşid’in halifeliği döneminde Abbasiler’in eğemenliği altına girmiştir. İşte bu dönemde (781) mevcut kale yıktırılarak yerine daha büyük bir kale yaptırıldı. O zamanki kentin sınırlarını doğuda Seyhan Nehri kuzey, güney ve batıda ise kale surları belirliyordu. Evliya Çelebi seyahatnamesinde kaleyi “Dört köşeli çevresi dört yüz adımdır. Yedi kulesi, iki kapısı vardır” şeklinde anlatır. Burada bahsedilen kale kapılarından birisi Taşköprü’den şehire girişte bulunur. Halen bu semtin adı Kalekapısı olarak geçer. Diğeri ise Küçüksaat meydanında bulunan Kemeraltı camii civarındadır. Bu kapıya da Tarsus yönünde olmasından ötürü Tarsus Kapı ismi verilmiştir. Bu sebepten ötürü Kemeraltı Camii, Tarsus Kapı camii olarak da adlandırılmaktadır. Adana şehri 1833-1840 yılları arasında Osmanlı’ya karşı ayaklanan Kavalalı Mehmet Paşa’nın oğlu İbrabim Paşa’nın yönetimi altına girer. Ancak İbrahim Paşa Adana’dan çekilirken arkasında fazla bir güç bırakmamak için önce şehirdeki cephaneliği havaya uçurmuş, sonrasında da kalenin surlarını yıktırmıştır (1836). İşte bu da Adana Kalesi’nin sonunu getirmiş, bu dönemden sonra da surlar tekrar yapılmamıştır. Daha sonlarda da imar çalışmaları altında Taşköprü üzerinde bulunan kale kapısı da yıktırılmıştır. Günümüzde Tepebağ çevresinde birkaç sur kalıntısına rastlamak mümkündür. Uzmanlar gerek bu kalıntılardan yararlanarak, gerek de yazılı kaynakları kullanarak kalenin eski zamanlardaki sınırlarını çizmeye çalışıyorlar.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku